Dijital Michelangelo Projesi:
Bir Heykel Dijitalde Yeniden Doğar mı?
İrem Polat

Görsel 1. Logo
Dijital Michelangelo Projesi, lazer tabanlı üç boyutlu tarama teknolojilerinin kültürel miras alanında uygulanmasına yönelik kapsamlı bir araÅŸtırma süreci olarak kurgulanmıştır. Proje, yalnızca Michelangelo’ya ait eserlerin dijital kopyalarının üretilmesini deÄŸil; bu üretim sürecinde geliÅŸtirilen yöntemlerin, karşılaşılan teknik ve lojistik sorunların ve ortaya çıkan veri yapılarının da sistematik biçimde incelenmesini içermektedir. Bu yönüyle çalışma, dijital teknolojilerin sanat eserleriyle kurduÄŸu iliÅŸkiyi deneysel ve uygulamalı bir çerçevede ele alan bütüncül bir örnek sunmaktadır.
1.Projenin Tanımı ve Kapsamı
​
Dijital Michelangelo Projesi, 1998 yılında Stanford Üniversitesi’nde Marc Levoy liderliÄŸinde baÅŸlatılmış, kültürel mirasın yüksek doÄŸrulukla dijital olarak belgelenmesini amaçlayan disiplinlerarası bir araÅŸtırma projesidir. Proje kapsamında Michelangelo’ya ait baÅŸlıca heykeller ile Antik Roma’ya ait devasa mermer harita Forma Urbis Romae’nin 1.163 parçası lazer tarama teknolojileri kullanılarak üç boyutlu dijital modellere dönüÅŸtürülmüÅŸtür. Çalışma, sanat eserlerinin yalnızca görsel temsillerini deÄŸil, fiziksel formlarını, yüzey topografyalarını ve ölçülebilir yapısal özelliklerini de kayıt altına almayı hedeflemiÅŸtir. Projenin temel amacı, lazer tabanlı üç boyutlu tarama teknolojilerinin kültürel miras alanında nasıl kullanılabileceÄŸini göstermek ve bu teknolojileri bilimsel araÅŸtırma, eÄŸitim ve koruma süreçlerinin hizmetine sunmaktır. Dijital Michelangelo Projesi, sanat eserlerini sabit ve kırılgan nesneler olarak ele almak yerine, analiz edilebilir, karşılaÅŸtırılabilir ve uzun vadede izlenebilir veri kaynakları olarak konumlandırmayı hedeflemiÅŸtir. Bu yaklaşım, sanat tarihi, restorasyon bilimi ve dijital arÅŸivleme alanlarında yeni çalışma biçimlerinin önünü açmıştır.
2.Projenin Tarihsel Süreci
Dijital Michelangelo Projesi, 1990’lı yılların sonlarında üç boyutlu tarama teknolojilerinin akademik araÅŸtırma ortamlarında olgunlaÅŸmaya baÅŸladığı bir dönemde ortaya çıkmıştır. 1998 yılında Stanford Üniversitesi’nde Marc Levoy öncülüÄŸünde baÅŸlatılan proje, lazer tabanlı ölçüm sistemlerinin kültürel miras alanında uygulanabilirliÄŸini test etmeyi amaçlayan deneysel bir giriÅŸim olarak kurgulanmıştır. Aynı dönemde Washington Üniversitesi’nden araÅŸtırmacıların da projeye dâhil olmasıyla çalışma, disiplinlerarası ve çok kurumlu bir yapıya kavuÅŸmuÅŸtur.
1998–1999 akademik yılı boyunca proje ekibi, İtalya’da kapsamlı saha çalışmaları yürütmüÅŸ; Michelangelo’ya ait Davut heykeli baÅŸta olmak üzere BitmemiÅŸ Köleler, Aziz Matta heykeli ve Medici Mezarları’ndaki alegorik figürler yüksek çözünürlükle taranmıştır. Bu süreçte yalnızca heykeller deÄŸil, Galleria dell’Accademia’daki Tribune del David ile Medici Åžapelleri’ndeki Yeni Sakristi’nin mimari iç mekânları da dijital olarak belgelenmiÅŸtir. Elde edilen veri miktarı ve çözünürlük düzeyi, o dönem için benzeri görülmemiÅŸ bir teknik ölçeÄŸe ulaÅŸmıştır.
2000’li yılların başında proje, aktif saha çalışmalarından veri iÅŸleme, analiz ve arÅŸivleme aÅŸamasına geçmiÅŸtir. Tarama verileri, hem akademik yayınlarda hem de dijital görselleÅŸtirme çalışmaları aracılığıyla deÄŸerlendirilmeye baÅŸlanmıştır. Ancak verilerin hassasiyeti ve ticari kullanım potansiyeli nedeniyle, dijital modellerin tamamının açık eriÅŸime sunulması mümkün olmamıştır. Bu sınırlamalar doÄŸrultusunda, araÅŸtırmacıların belirli bölümleri inceleyebilmesini saÄŸlayan ScanView sistemi geliÅŸtirilmiÅŸtir.
2002 yılında baÅŸlayan Davut heykelinin temizlik ve restorasyon sürecinde, proje kapsamında üretilen lazer tarama verilerinin kullanılması, Dijital Michelangelo Projesi’nin uygulamalı deÄŸerini somut biçimde ortaya koymuÅŸtur. Proje, 2000’li yılların ortalarından itibaren aktif olarak sürdürülmemekle birlikte, ürettiÄŸi veri setleri ve metodolojik yaklaşımıyla dijital kültürel miras çalışmalarında referans niteliÄŸini korumaya devam etmektedir. Projede, lazer mesafe ölçer (laser range scanning) teknolojileri kullanılmıştır. Bu sistemler, nesnelerin yüzeyine gönderilen lazer ışınlarının geri dönüÅŸ sürelerini ölçerek son derece hassas üç boyutlu yüzey verileri üretmektedir. Kullanılan tarayıcılar, heykellerin milimetrenin çok altında doÄŸrulukla dijitalleÅŸtirilmesini mümkün kılmış; böylece yüzeydeki en küçük çatlaklar, aşınmalar ve iÅŸçilik izleri dahi kayıt altına alınabilmiÅŸtir. Elde edilen ham veriler, yüksek yoÄŸunluklu nokta bulutları hâlinde depolanmış ve daha sonra üç boyutlu mesh modellerine dönüÅŸtürülmüÅŸtür. Bu süreç, hem yüksek iÅŸlem gücü hem de özel yazılım altyapıları gerektirmiÅŸtir.
3.İş Birlikleri ve Katkıda Bulunanlar
Proje, Stanford Üniversitesi ve Washington Üniversitesi’nden akademisyenler, öÄŸrenciler ve teknik personelden oluÅŸan yaklaşık otuz kiÅŸilik bir ekip tarafından yürütülmüÅŸtür. Çalışmalar Stanford Üniversitesi, Interval Research Corporation ve Paul G. Allen Sanat Vakfı tarafından desteklenmiÅŸtir. İtalya’daki saha uygulamaları sırasında müzeler ve kültürel miras kurumlarıyla yapılan iÅŸ birlikleri, projenin hem lojistik hem de hukuki sınırlar içinde ilerlemesini saÄŸlamıştır.
Projeye katkıda bulunan öne çıkan isimler ÅŸunlardır: Proje yöneticileri ve profesörler Marc Levoy ile Jennifer Trimble, modelleme çalışmaları için Stanford Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri Bölümü’nden Natasha Gelfand, David Koller ve Marc Levoy ile Henrik Wann Jensen görev almıştır. Proje ayrıca Ulusal Bilim Vakfı’nın ve Max Planck Görsel Hesaplama ve İletiÅŸim Merkezi’nin desteÄŸiyle yürütülmüÅŸtür. Yerel iÅŸ birlikleri kapsamında ise Profesör Eugenio La Rocca ve Roma Belediyesi Kültürel Varlıklar Dairesi projeye destek saÄŸlamıştır.
​*Projenin toplam bütçesi hakkında açık bilgi bulunmamaktadır.

Görsel 2. Lazer üçgenleme tarayıcısının oluÅŸturduÄŸu kırmızı ışık ÅŸeridi, Davut heykelinin yüzeyini taramaktadır.
4.Veri Üretimi & Yönetimi, EriÅŸim ve Güncel Durum
Dijital Michelangelo Projesi kapsamında yürütülen veri üretim süreci, yüksek hassasiyetli lazer tarama teknolojilerinin gerektirdiÄŸi teknik ve etik sorumluluklar göz önünde bulundurularak planlanmıştır. Tarama süreci, eserlerin fiziksel bütünlüÄŸüne zarar vermeyecek biçimde tasarlanmış ve çoÄŸu zaman müze ziyaret saatleri dışında gerçekleÅŸtirilmiÅŸtir. Özellikle Davut heykeli gibi büyük ölçekli eserlerin taranması, özel platformların kurulmasını ve karmaşık lojistik düzenlemeleri zorunlu kılmıştır. Tarama iÅŸlemi yalnızca görünen yüzeylerle sınırlı kalmamış; normal koÅŸullarda ziyaretçilerin eriÅŸemeyeceÄŸi bölümler de detaylı biçimde kayıt altına alınmıştır. Ortaya çıkan veri miktarının büyüklüÄŸü, depolama, iÅŸleme ve uzun vadeli eriÅŸim konularında yeni çözümler geliÅŸtirilmesini gerekli kılmıştır.
Üretilen verilerin olaÄŸanüstü ayrıntı düzeyi, paylaşım ve eriÅŸim konusunda etik ve hukuki tartışmaları da beraberinde getirmiÅŸtir. İtalyan hükümeti, dijital verilerin tamamının açık biçimde internette yayınlanmasına izin vermemiÅŸtir. Bu sınırlamalar doÄŸrultusunda Stanford ekibi, kullanıcıların heykellerin belirli bölümlerini yüksek ayrıntı düzeyinde inceleyebilmesini saÄŸlayan ScanView adlı bir sistem geliÅŸtirmiÅŸtir. ScanView, özellikle eÄŸitim ve araÅŸtırma amaçlı kullanımlar için kontrollü eriÅŸim sunan bir arayüz olarak tasarlanmıştır.
Proje verileri, 2000’li yılların başından itibaren sınırlı ölçüde eriÅŸime açılmış; 2013 yılı itibarıyla ScanView sistemi indirilebilir hâle gelmiÅŸtir. Dijital Michelangelo Projesi kapsamında üretilen veri setleri, sanat tarihi araÅŸtırmalarından restorasyon çalışmalarına, akademik eÄŸitimden dijital sergileme pratiklerine kadar geniÅŸ bir kullanım alanı bulmuÅŸtur. Özellikle Michelangelo’nun Davut heykeline ait lazer tarama verileri, 2002 yılında baÅŸlayan temizlik ve restorasyon çalışmalarında kullanılmış; bu süreç 2004 yılında yayımlanan David’i KeÅŸfetmek: Tanısal Testler ve Koruma Durumu adlı çalışmayla belgelenmiÅŸtir.
Bu yönüyle proje, dijitalleÅŸtirmenin kültürel mirasın korunması ve geleceÄŸe aktarılması açısından taşıdığı potansiyeli somut biçimde ortaya koyarken; sanat eserinin dijital temsili, veri mülkiyeti ve eriÅŸim sınırları gibi konularda güncelliÄŸini koruyan tartışmalar için de güçlü bir referans noktası oluÅŸturmaktadır.
4.1. Dijital ArÅŸiv

Bu dijital arÅŸivde, Michelangelo’nun Davut heykeli baÅŸta olmak üzere projede taranan eserlerin yüksek çözünürlüklü 3B tarama verilerinden üretilmiÅŸ görselleri, farklı bakış açıları ve yüzey detaylarını gösteren etkileÅŸimli inceleme alanları yer almaktadır. Kullanıcılar, müze mekânında algılanması zor olan profil, siluet ve yüzey topografyası gibi ayrıntıları dijital ortamda karşılaÅŸtırmalı biçimde inceleyebilmektedir. ArÅŸiv aynı zamanda projenin metodolojisine, tarama sürecine ve verilerin nasıl üretildiÄŸine dair açıklayıcı teknik içerikler sunmaktadır.


Görsel 3 & 4. Soldaki görsel, Davut heykelinin alışıldık üç çeyrek önden görünümünü göstermektedir. SaÄŸdaki görsel ise, müze koÅŸullarında görülmesi mümkün olmayan tam profil bir bakışı sunmaktadır. Bu açı, heykelin bir Roma sikkesini andıran siluetini daha belirgin hâle getirmektedir.