top of page

Photogrammar

Azra Alper

image.png

Görsel 1. Ağ adresi, anasayfa görseli.

1935-1943 yılları arasında Amerika Birleşik Devletleri Federal Hükümeti’ne bağlı Farm Security Administration (FSA) ve Office of War Information (OWI) kurumları tarafından yürütülen fotoğraf projesi, en kapsamlı belgesel fotoğraf arşivlerinden birini oluşturur. Büyük Buhran ve II. Dünya Savaşı dönemlerinde çekilen yaklaşık 170 bin fotoğraf; dönemin ekonomik koşullarını, kırsal yaşamı, şehirleşmeyi, savaş hazırlıklarını ve gündelik hayatı belgeleyerek kullanıcıların hem tarihsel olayları hem de belgesel fotoğrafçılığın gelişimini keşfetmelerine olanak tanır.

 

Bu arşivi dijital ortamda erişilebilir hale getiren Photogrammar projesi, University of Richmond bünyesindeki Digital Scholarship Lab (DSL) ve Distant Viewing Lab (DV Lab) tarafından geliştirilmiştir. Projenin direktörlüğünü Lauren Tilton üstlenirken, veri kürasyonu ve analiz süreçleri Taylor Arnold tarafından yürütülmüş, web tabanlı platformun geliştirilmesi ve sürdürülebilirliği ise Rob Nelson tarafından sağlanmıştır. National Endowment for the Humanities (NEH), American Council of Learned Societies (ACLS), Yale University ve University of Richmond tarafından desteklenen proje, Library of Congress arşivindeki FSA-OWI koleksiyonunu dijital bir keşif platformuna dönüştürmektedir.

 

image.png

Photogrammar projesi, 2010 yılında Lauren Tilton ve Taylor Arnold tarafından büyük ölçekli kültürel arşivleri veri bilimi yöntemleriyle erişilebilir hale getirme amacıyla geliştirilen bir prototip olarak başladı ve 2015’te Yale University bünyesinde açık erişimli bir dijital platform olarak yayımlandı. İlk sürümünde etkileşimli haritalar, metadata tabanlı arama sistemleri ve coğrafi görselleştirmeler kullanılırken; sonraki aşamalarda TF-IDF tabanlı öneri sistemleri, treemap görselleştirmeleri, metadata dashboard’ları ve bilgisayarlı görü teknikleri projeye dâhil edildi. 2021’den itibaren University of Richmond tarafından sürdürülen Photogrammar 3.0 ise React.js tabanlı yenilenmiş arayüzü, sözlü tarih kayıtları, biyografiler ve çekim sıralaması gibi araçlarla arşivi daha kapsamlı ve etkileşimli bir keşif platformuna dönüştürmüştür.

Görsel 2. Sözlü tarih kayıtlarını gösterir.

Harita tabanlı arayüz sayesinde fotoğrafların çekildiği binlerce lokasyon coğrafi olarak görüntülenebilirken, “treemap” sistemi koleksiyonu tematik ve kategorik biçimde keşfedilmesini sağlar. Zaman çizelgesi (timeline) aracı ise belirli yıllara veya fotoğrafçılara odaklanmayı kolaylaştırırken fotoğrafçı sayfaları, dönemin üretim sürecine dair daha derin bir bağlam sunar.

image.png

Görsel 3. Treemap sistemini gösterir.

Photogrammar’ın “Maps” bölümü, FSA-OWI arşivindeki fotoğrafları coğrafi veri görselleştirme teknikleriyle incelemeyi sağlayan etkileşimli bir harita arayüzü sunar. Sistem, Library of Congress metadata’larını ve GIS (Geographic Information Systems) yöntemlerini kullanarak fotoğrafları çekildikleri konumlara yerleştirir; böylece kullanıcılar belirli eyaletleri, şehirleri ya da fotoğrafçıların izlediği rotaları zaman - mekân ilişkisi içinde keşfedebilir. Harita yapısı, aynı zamanda 1937 tarihli ulaşım haritalarıyla desteklenerek fotoğrafçıların Büyük Buhran ve II. Dünya Savaşı dönemindeki hareketlerini görsel olarak takip edilmesini mümkün kılar.

image.png

Görsel 4. Etkileşimli harita sistemini gösterir.

Themes” bölümü, arşivi yalnızca genel konu başlıklarıyla sınırlamayıp çok katmanlı tematik sınıflandırma sistemiyle alt kategorilere ayırarak inceleme olanağı sunar. Paul Vanderbilt’in 1942’de geliştirdiği sınıflandırma yapısını temel alan bu sistem, treemap veri görselleştirme tekniği kullanarak “Religion” gibi ana başlıkları; dini törenler, kilise yapıları, Pazar okulları ve cenazeler gibi alt temalara ayırır. Arayüz aynı zamanda dinamik metadata filtreleme yöntemleriyle belirli temalarda yoğun üretim yapan fotoğrafçıları öne çıkararak kullanıcıların konu dağlımlarıyla fotoğrafçıların tematik eğilimlerini karşılaştırmalı biçimde analiz etmelerini sağlar.

image.png

Görsel 5. Themes bölümünün treemap sistemiyle görselleştirilmesini ifade eder.

Photographers” bölümü altında ise projeye katkı sunan fotoğrafçılar hakkında detaylı bilgiler, biyografiler, röportajlar ve sözlü tarih kayıtlarının bulunduğu görülmektedir. Bu bölüm FSA-OWI arşivinin üretim sürecini anlamaya yardımcı olan önemli bir bağlamsal alan işlev görmektedir. Siteye göre projede 40’tan fazla fotoğrafçı yer almakta ve Dorothea Lange, Walker Evans, Arthur Rothstein, Russell Lee ve Gordon Parks gibi dönemin en önemli belgesel fotoğrafçılarına ait çalışmalar kullanıcıya sunulmaktadır.

 

Bölümde fotoğrafçıların çalışma süreçleri, seyahat rotaları ve tarihsel rolleri de görünür hâle gelmektedir. Özellikle röportajlar ve sözlü tarih kayıtları projeye önemli bir derinlik kazandırmaktadır çünkü kullanıcı yalnızca görsel sonuca değil, o görselin hangi koşullarda üretildiğine, fotoğrafçının bakış açısına ve dönemin sosyal atmosferine dair bilgiye de erişebilmektedir. Yale tarafından paylaşılan proje açıklamalarında da Historic Section çalışanları ve fotoğrafçılarla yapılan görüşmelerin platformun temel bileşenlerinden biri olduğu belirtilmektedir.

image.png

Görsel 6. Photographers bölümünü temsil eden görsel.

Ayrıca Photogrammar’ın arama sistemi, kullanıcıların arşivi çoklu metadata filtreleme yöntemleriyle detaylı biçimde incelemesine olanak tanıyan gelişmiş bir keşif arayüzü sunar. Sistem; fotoğrafçı, eyalet, bölge (county), tema, fotoğraf açıklaması ve zaman aralığı gibi farklı veri katmanlarını bir araya getirerek kullanıcıya dinamik ve özelleştirilebilir sorgulama imkânı sağlar.

image.png

Görsel 7. Photogrammar’ın arama sistemini gösterir.

Sonuç

 

Sonuç olarak Photogrammar, yalnızca büyük bir fotoğraf arşivini dijital ortama taşıyan bir proje değil; fotoğraf, tarih ve veri görselleştirmeyi aynı platformda buluşturan güçlü bir dijital beşeri bilimler çalışmasıdır. Harita tabanlı gezinme sistemi, treemap yapıları, zaman çizelgeleri, metadata filtreleme, öneri sistemleri ve bilgisayarlı görü teknikleri sayesinde kullanıcıların arşivi klasik bir katalog mantığından çok daha etkileşimli biçimde keşfetmesini sağlar. Özellikle fotoğrafla ilgilenen kullanıcılar için proje, belirli fotoğrafçıların çalışma rotalarını takip etme, tematik üretimlerini karşılaştırma ve aynı döneme ait farklı görsel anlatıları inceleme açısından oldukça zengin bir deneyim sunar. Ayrıca daha az bilinen fotoğrafçıları görünür hâle getirmesi de projenin bir diğer artısıdır.

Photogrammar benzeri birçok dijital beşeri bilimler projesi bulunmaktadır. Ancak Photogrammar’ı farklılaştıran temel unsur görsel arşivleri yalnızca erişilebilir kılmaması, onları veri analizi ve keşif nesnesi hâline dönüştürmesidir. Örneğin Europeana Collections, Avrupa’daki kültürel miras materyallerini dijital olarak bir araya getirir. Çok büyük bir arşiv sunmasına rağmen Photogrammar’daki kadar gelişmiş görsel keşif ve harita tabanlı analiz araçlarına sahip değildir. Bir başka örnek ise Library of Congress Digital Collections projesidir. Photogrammar’ın temel veri kaynağını oluşturan koleksiyonların da bulunduğu geniş bir dijital arşivdir. Ancak Photogrammar bu verileri çok daha etkileşimli ve analiz edilebilir biçimde yeniden düzenler.

Photogrammar’ın en dikkat çekici sorunlarından biri, yoğun veri ve görselleştirme yapısının zaman zaman kullanıcı deneyimini zorlaştırmasıdır. Özellikle dijital arşiv sistemlerine alışık olmayan kullanıcılar için harita katmanları, metadata filtreleri ve treemap yapıları başlangıçta karmaşık görünebilir. Bu durum, projenin akademik kullanıcılar için oldukça güçlü olmasına rağmen genel kullanıcı kitlesi açısından erişilebilirlik sorunları yarattığını göstermektedir. Mobil kullanım deneyimi ise masaüstü kadar güçlü değildir.

 

Bunun yanında Photogrammar’ın odak noktası büyük ölçüde Amerikan tarihidir. Bu nedenle proje, küresel kullanıcı açısından sınırlı bir tarihsel bağlam sunmaktadır. Kullanıcı ABD tarihine aşina değilse arşivdeki sosyal, ekonomik ve politik bağlamı anlamakta zorlanabilir. Fotoğrafların önemli bir kısmı güçlü tarihsel bilgi gerektirdiğinden platform zaman zaman uzman kullanıcıya hitap eden bir yapıya dönüşmektedir.

 

Photogrammar benzeri bir sistem Türkiye’de uygulanırsa Osmanlı arşiv fotoğrafları, Cumhuriyet dönemi görsel koleksiyonları, Anadolu Ajansı arşivleri, SALT Araştırma, Atatürk Kitaplığı ve deprem, göç, kentleşme gibi toplumsal dönüşümlere ait büyük görsel veri setleri dijital ortamda etkileşimli biçimde erişilebilir hâle getirilebilir. Harita tabanlı arayüzler, zaman çizelgeleri ve metadata filtreleme sistemleri sayesinde kullanıcılar belirli dönemlerin sosyal, kültürel ve mekânsal dönüşümünü analiz edebilir, farklı fotoğrafçıların aynı coğrafyayı nasıl temsil ettiğini karşılaştırabilir ve yerel tarih anlatılarının izini sürebilir.

image.png

Görsel 8. “Değişen Dünyanın Habercisi” Anadolu Ajansı 105 Yaşında haberindeki görseli ifade eder.

image.png

Görsel 9. SALT Araştırma anasayfa görseli.

Böyle bir proje dijital kültürel miras çalışmalarını güçlendirebilir, akademik araştırmaları ve eğitim süreçlerini destekleyebilir, fotoğraf sanatı üzerine yeni araştırma alanları açabilir ve özellikle yerel tarih çalışmalarını daha görünür hâle getirebilir ancak bunun için metadata standardizasyonu, telif hakları, arşivlerin dijitalleştirilmesi ve kurumlar arası veri paylaşımı gibi yapısal sorunların çözülmesi gerekir.

***

bottom of page