Tarihi Mekânların Üç Boyutlu Dijital Yeniden İnşası: Yorescape (Flyover Zone)
Bahadır BOZYÜRÜK

Görsel 1. Kapak Görseli
I. Proje Tanıtımı
Yorescape, tarihi mekânların bilimsel veriler ışığında hazırlanmış üç boyutlu rekonstrüksiyonlarını sunan, bulut tabanlı bir sanal turizm ve eğitim platformudur. Platform, kullanıcılarını mekân ve zaman içinde yolculuğa çıkararak Antik Roma, Atina, Mısır, Lübnan ve Mezoamerika gibi yerleşimlerin antik dönemdeki (örneğin MS 320 yılındaki Roma) hallerini deneyimlemelerini sağlamaktadır. Projenin temel amacı, kültürel mirası "Sanal Turizm" (Virtual Tourism) yoluyla fiziksel olarak gidilmesi zor, pahalı veya engelli bireyler için erişilemez olan alanları internet erişimi olan herkesin ziyaretine açmaktır. Ayrıca geliştirdikleri "Time Warp" teknolojisi ile tarih eğitiminde görsel hafızayı güçlendirmeyi ve "Bugün sadece temelleri kalmış antik yapıların (örneğin Roma Forumu veya Baalbek Tapınakları) orijinal hacmi, renkleri ve kentsel dokusu nasıldı?" gibi temel tarihsel sorulara görsel yanıtlar sunmayı hedefler.

Görsel 2. Baalbek Tapınağı’nın 3D rekonstrüksiyonu.
Uygulamanın kökleri, 1996 yılında UCLA’de başlayan ve yirmi yılı aşkın bir akademik birikimin ürünü olan "Rome Reborn" çalışmasına dayanmakla birlikte, Yorescape markasıyla piyasaya sürülmesi 2020 yılında gerçekleşmiştir. Başlangıçta NSF (National Science Foundation) ve NEH gibi akademik fonlarla desteklenen proje, sürdürülebilirlik amacıyla "Flyover Zone" şirketi altında ticarileşmiş ve milyonlarca dolarlık Ar-Ge yatırımıyla, 29.99 dolarlık abonelik modeli üzerinden hizmet vermeye başlamıştır (Bknz.). Platformda şu an Roma (Rome Reborn), Atina (Athens Reborn), Mısır (Giza Platosu, Ramses VI Mezarı), Lübnan (Baalbek Reborn) ve Tenochtitlan gibi modüller, uzman arkeologların rehberli anlatımlarıyla sunulmaktadır. Gelecek planları arasında platforma her yıl en az bir yeni sanal tur eklenmesi ve okullar için öğretmenlerin kullanabileceği kurumsal sınıf içi araçların geliştirilmesi yer almaktadır. Proje sürekli güncellenmekte ve yeni şehirler eklenmektedir (Bknz.).
II. Proje Ekibi ve Ortaklar
Projenin kurucusu ve fikir babası, dijital arkeoloji alanının öncü isimlerinden olan ve Indiana University Informatics bölümünde görev yapmış Prof. Dr. Bernard Frischer’dır. Projenin teknik altyapısı ve iş geliştirme süreçleri ise Flyover Zone CEO’su Nathanael Tavares tarafından yönetilmektedir. Indiana merkezli şirketin çekirdek ekibinde tam zamanlı 3D sanatçıları, Unity yazılımcıları ve tarih araştırmacıları bulunmaktadır.
Proje, tek bir merkezden yönetilmekle birlikte, her şehir için o bölgenin uzman kurumlarıyla "proje bazlı" ortaklıklar kurmaktadır. Örneğin Baalbek projesi için Alman Arkeoloji Enstitüsü (DAI), Roma projesi için ise Amerikan Roma Akademisi ile iş birliği yapılmıştır (Bknz.). UCLA ve Indiana University ise projenin akademik Ar-Ge sürecindeki en önemli geçmiş destekçileridir (Bknz.).

III. Proje İçeriğine Dair Bilgiler
Proje, ağırlıklı olarak MÖ 5. yüzyıl ile MS 4. yüzyıl arasındaki Antik Çağ’a (Akdeniz Havzası) odaklanmakla birlikte, Tenochtitlan turu ile kapsamını 16. yüzyıl Mezoamerika tarihine ve Meksika coğrafyasına kadar genişletmiştir. Bu sanal rekonstrüksiyonların oluşturulmasında arkeolojik kazı raporları, planlar, lazer tarama (LiDAR) verileri, fotogrametri ve Vitruvius, Pausanias gibi antik birincil kaynaklardan yararlanılmaktadır.

Görsel 4. Eklenmiş çeşitli yapılar ve şehirler.
Platform, gigabytelarca büyüklüğündeki yüksek çözünürlüklü 3D dokuları ve topografik verileri, Unity oyun motoru altyapısı ve bulut akış (cloud streaming) teknolojisi ile kullanıcının cihazına aktarır. Bu teknolojik altyapı sayesinde kullanıcılar, tescilli "Time Warp" özelliği ile günümüz ve antik dönem arasında anında geçiş yapabilme imkânına sahiptir.

Görsel 5. Tur içinden bir görünüm.
Web, iOS, Android, Apple TV ve VR cihazlarında çalışabilen uygulamanın içerisinde, ayrıca 1000’den fazla heykelin 3D modellerinin incelenebildiği bir "Sanal Müze" bölümü de bulunmaktadır. Tüm bu içerikler, toplamda 30 saati aşan uzman sesli anlatımlarıyla desteklenerek zengin bir veri havuzu sunar.
IV. Dijital Tarih Temel Bilgileri
Yorescape projesi, dijital beşeri bilimler alanında "Bağlantılı Veri" (Linked Data) protokollerini veya Pelagios gibi metinsel ağları kullanmak yerine, doğrudan görselleştirme odaklı bir yaklaşım benimsemiştir. Veri üretimi sürecinde kitle kaynak (crowdsourcing) yöntemlerine başvurulmaz; tüm modelleme ve veri girişi profesyonel ekipler ve akademik danışmanlar tarafından yürütülür. Platform, kullanıcılarına metin tabanlı bir arama motoru yerine coğrafi harita arayüzü ve tur listeleri üzerinden görsel bir filtreleme sunmaktadır.
Erişim politikaları açısından değerlendirildiğinde, uygulamanın indirilmesi ve bazı deneme turları ücretsiz olsa da, tam erişim ücretli abonelik gerektirir ve proje "Açık Veri" (Open Data) politikası gütmeyerek ham verilerini dışarıya kapalı tutar. Etik standartlar konusunda ise özellikle öğrenci kullanıcılar için COPPA (Çocukların Çevrimiçi Gizliliğini Koruma Yasası) ile uyumlu hareket edildiği beyan edilmiştir. Verilerini bulut sunucularında barındıran ve sosyal medya hesapları olan proje, Lithodomos VR ve Byzantium 1200 gibi diğer dijital rekonstrüksiyon girişimleriyle benzerlik göstermektedir (Bknz. X), (Bknz. Instagram), (Bknz. Facebook), (Bknz. Lithodomos), (Bknz. Byzantium1200).
V. Sonuç ve Değerlendirme
Yorescape projesi, tarihçiliğin ve arkeolojinin en temel zorluklarından biri olan "mekânı zihinde canlandırma" problemine getirdiği yenilikçi çözümle dijital beşeri bilimler alanında önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Akademik yayınlarda sayfalarca süren betimlemelerin veya iki boyutlu çizimlerin ötesine geçerek, kullanıcıya ilgili dönemin hacmini, dokusunu ve atmosferini saniyeler içinde deneyimleme imkânı sunması, projenin eğitim materyali olarak değerini artıran en güçlü yanıdır. Özellikle "Time Warp" teknolojisi ile şimdiki zaman ve geçmiş arasında kurulan görsel köprü, tarihsel bilincin ve görsel hafızanın güçlenmesine doğrudan katkı sağlamaktadır.
Platformun Türkiye özelindeki potansiyeli değerlendirildiğinde ise, Anadolu’nun katmanlı tarihsel yapısı için ideal bir model oluşturduğu görülmektedir. Kyzikos, Hattuşa veya Osmanlı dönemi İstanbul’u gibi katmanların, hatta Edirne Sarayı gibi günümüze ulaşamamış yapıların bu kalitede "Dijital İkizlerinin" oluşturulması, kültürel mirasın hem uluslararası tanınırlığını artıracak hem de afet risklerine karşı dijital bir koruma belleği oluşturacaktır.

Görsel 6. Benzer bir proje olan “Byzantium 1200” projesinden Roma İstanbul’u görselleri.
Ancak, platformun akademik ve teknik altyapısı eleştirel bir gözle incelendiğinde, kullanıcı deneyimini kısıtlayan bazı temel eksiklikler göze çarpmaktadır. İlk olarak, platformun veri erişim politikası "Açık Veri" (Open Data) prensipleriyle çelişmektedir; ham verilerin paylaşılmaması ve metinsel "Bağlantılı Veri" (Linked Data) protokollerinin kullanılmaması, platformu araştırmacılar için bir veri madeni olmaktan ziyade sadece bir "görüntüleme aracı" seviyesinde tutmaktadır. Ayrıca, arayüz tasarımında metin tabanlı bir arama motoru yerine sadece coğrafi harita üzerinden filtreleme sunulması, coğrafi bilgisi zayıf olan kullanıcılar veya spesifik bir yapı arayan araştırmacılar için erişim zorluğu yaratmaktadır.
Teknik açıdan değerlendirildiğinde, yüksek boyutlu 3D verilerin bulut üzerinden "streaming" (akış) teknolojisiyle sunulması, gelişmiş cihaz gereksinimini ortadan kaldırsa da, internet altyapısı zayıf olan bölgelerde veya mobil veri kullanımlarında ciddi takılmalara ve deneyim kopukluklarına yol açma potansiyeli taşımaktadır. Buna ek olarak, projenin sürdürülebilirliği adına belirlenen 29.99 dolarlık abonelik ücreti, projenin "kültürel mirası herkes için ulaşılabilir kılma" misyonuyla çelişerek, özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki öğrenciler ve meraklılar için ciddi bir ekonomik bariyer oluşturmaktadır. Belki Sonuç olarak Yorescape, görsel rekonstrüksiyon kalitesi ve akademik doğruluğu ile rakiplerinden ayrışsa da; erişilebilirlik, arama fonksiyonları ve veri şeffaflığı konularında yapılacak iyileştirmelerle daha kapsayıcı ve araştırma odaklı bir platforma dönüşme ihtiyacı duymaktadır.