Living with Machines:
İnsan-Makine Etkileşiminin Dijital Tarihi
Seda ÇAKIR

Görsel 1. Kapak Görseli
I. Proje Tanıtımı
Living with Machines, 19. yüzyıl Britanya’sındaki Sanayi Devrimi'nin insanların yaşamları üzerindeki etkilerini inceleyen, yapay zekâ ve veri bilimi yöntemlerini tarih disipliniyle harmanlayan çok disiplinli bir çalışmadır. Projenin temel amacı, dijitalleştirilmiş devasa arşivleri makine öğrenmesi yoluyla analiz ederek, teknolojik değişimin toplumsal yansımalarını daha önce ulaşılamamış bir ölçekte anlamaktır. Çalışma boyunca; makinelerin iş gücünü nasıl dönüştürdüğü, gazetelerdeki dil değişiminin toplumsal algıyı nasıl şekillendirdiği ve sanayileşme ile mekânsal hareketliliğin nasıl değiştiği gibi kritik sorulara yanıt aranmaktadır.
British Library arşivlerinden sağlanan milyonlarca sayfalık gazete metni ve harita, projenin ana içeriğini oluşturmaktadır. 2018 yılında başlayan bu kapsamlı çalışma, Birleşik Krallık Araştırma ve İnovasyon (UKRI) tarafından sağlanan büyük ölçekli bir bütçeyle finanse edilmektedir. Projenin gelecek planları arasında, geliştirilen açık kaynaklı dijital yöntemlerin küresel ölçekte diğer tarih projeleri için bir standart haline gelmesi yer almaktadır.

Görsel 2. Bir giyimci afişi ve vida diş açma makinesini de içeren sergi görüntüsü.
Living with Machines projesinin en temel faaliyetlerinden biri olan arşiv belgelerinin dijital veriye dönüştürülme sürecini yansıtmaktadır. 19. yüzyıla ait orijinal gazete sayfası, projenin ana veri kaynağı olan British Newspaper Archive koleksiyonundan alınmıştır. Proje ekibi, bu tür milyonlarca belgeyi sadece taramakla kalmayıp, Doğal Dil İşleme (NLP) ve OCR (Optik Karakter Tanıma) teknolojilerini kullanarak bilgisayar tarafından analiz edilebilir birer veri tabanı haline getirmektedir.
Dijital etiketleme araçları, projenin "makine öğrenmesi" ve "insan denetimi" (human-in-the-loop) prensibiyle nasıl çalıştığını göstermektedir. Burada gerçekleştirilen anlamsal etiketleme sayesinde; metinlerdeki yer adları, makineler ve toplumsal olaylar arasındaki ilişkiler dijital olarak haritalandırılmaktadır. Bu süreç, tarihçilerin geleneksel yöntemlerle yıllarını alacak bir taramayı saniyeler içinde yapmalarına ve Sanayi Devrimi'nin toplumsal etkilerini devasa bir ölçekte gözlemlemelerine olanak tanımaktadır. Projenin tüm bu dijital çıktıları ve metodolojisi web sitesinde şeffaf ve açık erişimli bir şekilde sunulmaktadır.
II. Proje Ekibi ve Ortaklar:
Living with Machines, geleneksel bireysel tarihçilik anlayışının aksine, beşerî bilimler ile teknik bilimleri tek bir potada eriten büyük çaplı bir iş birliği (collaboration) ürünüdür. Projenin akademik ve idari liderliğini Doç. Dr. Ruth Ahnert (Queen Mary University of London) üstlenirken, ekip yapısı tarihçiler, veri bilimciler, kütüphaneciler, küratörler, coğrafyacılar ve yazılım mühendislerinden oluşmaktadır. Bu disiplinler arası yaklaşım, projenin arşiv verilerini yapay zekâ ile analiz etme hedefine ulaşması için hayati önem taşımaktadır. Projenin kurumsal omurgası, Birleşik Krallık’ın en prestijli kurumlarının stratejik ortaklığına dayanmaktadır:
●The Alan Turing Institute: Projenin yapay zeka ve veri bilimi metodolojilerinin geliştirildiği ana merkezdir.
●British Library: Projenin üzerinde çalıştığı terabaytlarca gazete ve harita koleksiyonunu sağlayan ana içerik ortağıdır.
●Akademik Paydaşlar: Cambridge Üniversitesi, East Anglia Üniversitesi, Exeter Üniversitesi ve Queen Mary University of London projeye farklı uzmanlık alanlarında akademik destek sunmaktadır.
●Finansörler: Çalışma, Birleşik Krallık Araştırma ve İnovasyon (UKRI) çatısı altındaki Sanat ve Beşerî Bilimler Araştırma Konseyi (AHRC) ve Ekonomik ve Sosyal Araştırma Konseyi (ESRC) tarafından desteklenmektedir.

III. Proje İçeriğine Dair Bilgiler
Living with Machines, teknik altyapısı ve kapsadığı veri hacmiyle dijital tarihin en somut örneklerinden birini sunmaktadır. Projenin zamansal odağı, Britanya tarihinin dönüm noktası olan ve "Uzun On Dokuzuncu Yüzyıl" olarak adlandırılan 18. yüzyıl sonundan I. Dünya Savaşı'na kadar olan dönemdir. Bu geniş zaman dilimi, sanayileşmenin emekleme aşamasından tam olgunluğa eriştiği süreci kapsar. Coğrafi olarak ise proje, Manchester’ın fabrikalarından Londra’nın limanlarına kadar tüm Büyük Britanya adasını mercek altına almaktadır.
Projenin beslendiği kaynaklar, devasa bir dijital havuzdan oluşmaktadır. British Newspaper Archive’dan çekilen 34 milyondan fazla gazete sayfası ve Ordnance Survey tarafından hazırlanan binlerce tarihsel harita, araştırmanın ana omurgasını oluşturur. Bu devasa veri miktarı, yalnızca metinlerden ibaret değildir; nüfus sayım kayıtları (census data) ve ticaret yıllıklarını da içermektedir. Projenin en büyük başarısı, bu terabaytlarca veriyi Doğal Dil İşleme (NLP), Bilgisayarlı Görü (Computer Vision) ve Mekânsal Analiz (GIS) gibi ileri dijital yöntemlerle işleyebilmesidir.
Projenin Somut Çıktıları ve Faaliyetleri:
Proje sadece akademik bir tartışma yürütmekle kalmamış, araştırmacıların kullanımına açık çok sayıda araç üretmiştir:
●Yazılımlar: Haritaların otomatik analizini sağlayan açık kaynaklı MapReader ve metin eşleştirme aracı DeezyMatch projenin en önemli dijital ürünleridir.
●Açık Veri: Proje, yarım milyon sayfalık tarihi gazeteyi ücretsiz erişime açmış ve demiryolu istasyonlarının gelişimini gösteren StopGB gibi veri setlerini WikiData ile entegre etmiştir.
●Yaygın Konferans (Distributed Conference): Proje sonuçlarını paylaşmak için geleneksel yöntemlerin dışına çıkılmıştır; 12 aya yayılan atölyeler, belgesel serileri ve dijital lansmanlarla sonuçlar tüm dünyaya duyurulmuştur.
●Halkla Buluşma: Leeds City Museum'da gerçekleştirilen "Living with Machines: Human Stories from the Industrial Age" sergisi, dijital verilerin nasıl insan hikâyelerine dönüştürülebileceğini kanıtlayan önemli bir faaliyet olmuştur.
Bu zengin içerik ve çıktı yönetimi, Living with Machines’i sadece bir tarih projesi değil, aynı zamanda bir veri bilimi laboratuvarı haline getirmektedir.

Görsel 4.

Görsel 5. Proje kapsamındaki sergi fotoğrafı.
IV. Güncel Gelişmeler ve Son Faaliyetler
Living with Machines projesi, aktif çalışma süreci boyunca sürekli güncellenen bir yapı sergilemiş ve elde edilen bulguları anlık olarak kamuoyuyla paylaşmıştır. Projenin Latest bölümünde öne çıkan son gelişmeler şunlardır:
●Yeni Kitap Yayınları: Projenin disiplinler arası metodolojisini ve "Büyük Veri" ile tarihçilik deneyimlerini aktaran "Living with Machines: Big Data, Industrialisation and the Archive" adlı çalışma, Cambridge University Press aracılığıyla açık erişim olarak okuyucuya sunulmuştur.
●Belgesel Serisi: Projenin mutfağını, ekip arasındaki iş birliğini ve teknik zorlukları anlatan çok bölümlü bir video belgesel serisi tamamlanarak projenin YouTube kanalında ve web sitesinde yayınlanmıştır.
●Veri Seti Lansmanları: 19. yüzyıl Büyük Britanya'sındaki istasyonların tarihsel koordinatlarını ve gelişimini içeren StopGB gibi kritik veri setleri, araştırmacıların kullanımına sunularak projenin açık bilim (Open Science) misyonu desteklenmiştir.
●Atölye ve Paneller: Projenin final aşamasına yayılmış olan "Distributed Conference" (Yaygın Konferans) kapsamında, yapay zekanın beşeri bilimlerdeki geleceğine dair çok sayıda uluslararası panel düzenlenmiştir.Bu güncel paylaşımlar, projenin sadece geçmişi araştıran bir çalışma olmadığını, aynı zamanda gelecekteki dijital beşeri bilimler çalışmaları için canlı ve sürekli güncellenen bir bilgi bankası (knowledge base) olduğunu kanıtlamaktadır.
Bu güncel paylaşımlar, projenin sadece geçmişi araştıran bir çalışma olmadığını, aynı zamanda gelecekteki dijital beşeri bilimler çalışmaları için canlı ve sürekli güncellenen bir bilgi bankası (knowledge base) olduğunu kanıtlamaktadır.

Görsel 6. Haritaların kapsamı (Baskılar): Ordnance Survey 25 inç/mil Harita Serisi (İskoçya, İngiltere ve Galler). 150.000 harita sayfası. Ekim 2021 itibarıyla dijitalleştirilmiş sayfalar.


Görsel 7. New York Halk Kütüphanesi'nden.
Görsel 8. İndeks haritası: Mil başına 1 inç ölçekli paftalar. 1839-1870. Görsel kaynağı: David Rumsey Harita Koleksiyonu.
Macromap Arayüzü (Kaynak: livingwithmachines.ac.uk/macromap)
V. Dijital Tarih Temel Bilgileri
Living with Machines, dijital tarihçiliğin sadece teknoloji kullanmak değil, aynı zamanda veriyi paylaşmak ve toplumsallaştırmak olduğu prensibiyle hareket etmektedir. Proje, verilerini kütüphane ve arşiv standartlarıyla tam uyumlu hale getirerek Bağlantılı Veri (Linked Data) mimarisini kullanmaktadır. Bu sayede üretilen bilgiler, sadece kendi web sitesinde hapsolmamaktadır; WikiData gibi küresel veri tabanlarıyla etkileşime girerek diğer araştırmacıların da kullanımına sunulmaktadır.
Projenin en dikkat çekici yanlarından biri, akademik veriyi halkın denetimine açan Kitle Kaynak (Crowdsourcing) yöntemidir. Zooniverse platformu üzerinden binlerce gönüllü, yapay zekanın tazelediği bilgileri doğrulayarak veri setlerinin doğruluğunu artırmaktadır. Web sitesi üzerinde sunulan Arama ve Filtreleme Araçları, karmaşık gazete arşivleri ve devasa haritalar arasında kullanıcıların nokta atışı aramalar yapmasına olanak tanımaktadır.
Etik açıdan proje, Açık Erişim (Open Access) ilkesini en üst düzeyde uygulamaktadır. Kullanılan tüm kodlar (GitHub üzerinden), yayınlanan kitaplar ve oluşturulan veri setleri ücretsiz olarak paylaşılmaktadır. Bu şeffaflık, dijital tarihin en önemli etik unsurlarından biri olan "tekrarlanabilirlik" (verinin başkaları tarafından da test edilebilmesi) ilkesini destekler. Ayrıca proje, verilerin saklanması ve korunması (Data Curation) konusunda British Library’nin uzun vadeli arşivleme standartlarını takip ederek, dijital mirasın gelecekte de erişilebilir olmasını garanti altına almaktadır.
VI. Sonuç ve Değerlendirme
Living with Machines, dijital beşerî bilimler dünyasında "büyük veri"nin tarihsel anlatıları nasıl dönüştürebileceğine dair en somut ve başarılı örneklerden biridir. Proje, sadece 19. yüzyıl Britanya’sındaki makineleşme sürecini aydınlatmakla kalmamış; aynı zamanda tarihçilerin, kütüphanecilerin ve veri bilimcilerin nasıl bir "ortak dil" kurabileceğini de kanıtlamıştır. Projenin en güçlü yönü, geliştirdiği MapReader ve DeezyMatch gibi araçlarla, sadece kendi araştırmasını tamamlamayıp tüm bilim dünyasına açık kaynaklı bir teknolojik miras bırakmış olmasıdır.
Eleştirel Bakış: Proje, her ne kadar devasa bir veri yığınıyla çalışsa da, dijital yöntemlerin sınırlılıklarını (örneğin OCR hataları veya algoritmik yanlılıklar) dürüstçe kabul ederek "etik" bir duruş sergilemektedir. Ancak projenin karmaşıklığı, dijital yöntemlere hakim olmayan geleneksel tarihçiler için başlangıçta bir "öğrenme bariyeri" oluşturabilir. Yine de, projenin sunduğu kapsamlı dökümantasyon ve yaygın konferans etkinlikleri bu mesafeyi kapatmayı amaçlamaktadır.
Türkiye İçin Bir Model Önerisi: Bu projenin metodolojisi, Türkiye’nin modernleşme ve sanayileşme tarihi için eşsiz bir model sunmaktadır. Örneğin; Osmanlı Devleti’nin son dönemindeki demiryolu ağlarının genişlemesi, Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki fabrika yerleşimleri veya yerel gazete arşivlerindeki dil değişimi, Living with Machines’in sunduğu mekânsal analiz (GIS) ve metin madenciliği yöntemleriyle incelenebilir. Türkiye’deki dijital kütüphane arşivleri bu yöntemlerle tarandığında, Anadolu’nun sosyo-ekonomik dönüşüm haritası çok daha hassas ve büyük ölçekli bir şekilde ortaya çıkarılabilir.
Sonuç olarak Living with Machines; makinelerin geçmişte insanların hayatını nasıl değiştirdiğini belgelemekle kalmıyor, dijital beşerî bilimlerin gelecekteki standartlarını belirleyen bir yol haritası niteliği taşıyor.